27 Mayıs 2013 Pazartesi

Belirgin Depresyon

Depresyon testi yapmak ister misiniz? İşte şu adreste İngilizce olarak mevcut: Depression Test ve hesapla butonu çalışıyor. Ben Türkçe çevirisini Depresyon Testi adresindeki Zeynep Selvili'nin yazısından alıp buraya kopyalıyorum. Şimdi burdaki soruları çözerek depresyonda olup olmadığınızı anlayabilirsiniz. Ben burdan nasıl hesaplayacağınızı da soruların sonunda söyleyeceğim.

Önce sorular ve cevaplarınızı işaretleyin.
  1. Daha önce ilgilendiğim, zevk aldığım aktiviteler ve/veya kişiler bana artık zevk vermiyor.
  2. Hiçbir zaman Ara sıra Çoğunlukla Her zaman
  3. Kendimi dibe vurmuş, depresif, ve umutsuz hissediyorum.
  4. Hiçbir zaman Ara sıra Çoğunlukla Her zaman
  5. Uykuya dalmakta ve deliksiz uyumakta güçlük çekiyorum ve/veya çok uyuyorum.
  6. Hiçbir zaman Ara sıra Çoğunlukla Her zaman
  7. Yorgunum ve/veya kendimi halsiz hissediyorum.
  8. Hiçbir zaman Ara sıra Çoğunlukla Her zaman
  9. Hiç iştahım yok VEYA iştahımda büyük bir artış var.
  10. Hiçbir zaman Ara sıra Çoğunlukla Her zaman
  11. Kendimi değersiz hissediyorum. Ailemi ve sevdiklerimi hayal kırıklığına uğrattığımı düşünüyorum.
  12. Hiçbir zaman Ara sıra Çoğunlukla Her zaman
  13. Dikkatimi toplayamıyor, konsantre olamıyorum (tv izlerken, kitap okurken, ders çalışırken..)
  14. Hiçbir zaman Ara sıra Çoğunlukla Her zaman
  15. Hareketlerim, konuşma ve düşünme hızım yavaşladı.
  16. Hiçbir zaman Ara sıra Çoğunlukla Her zaman
  17. Hayatımı sonlandırmayı ve/veya kendime zarar vermeyi düşünüyorum.
  18. Hiçbir zaman Ara sıra Çoğunlukla Her zaman
Anketin her sorusunda, ilk şık 0 puan, sonraki 1 puan, sonraki 2 puan, ve sonuncu şık 3 puan. Yani puanlama 0-1-2-3 şeklinde gidiyor. En yüksek skor 27, en düşük skor ise 0'dır.

0- 5: Normal
6- 10: Hafif Depresyon
11- 15: Orta Depresyon
16- 20: Belirgin Depresyon
21- 27: Ağır Depresyon


Ben bu testi yaptım ve 19 puan aldım. Galiba geçen yıl yapsaydım 23 falan çıkardı. "Belirgin Depresyon" diyor sonuçlarda... I admit that I suffered from depression after university demek istiyorum.

Hemen psikologdan randevu alıp gideceğim. Ben zaten farkındaydım. Ruh sağlığım iyice bozulmuştu.

Aynı sorunları yaşayan çok samimi bir arkadaşım var, onunla aynı semptomlara sahibiz, o psikiyatriste gitmişti, doktor ona bilinen bir antidepresan vermiş. O arkadaşımın durumunda benden farklı olarak özgüven eksikliği de vardı; devamlı çevresindekilere soru sorma, devamlı insanlardan fikir beyan etmelerini isteme huyu gelişmişti. Yalnız 1 değil 2 değil, aynı soruyu bin kere sorup sizi delirtebiliyordu, yani oldukça kötüydü durum. Sonra ilacı 1-2 ay kullandı bıraktı. İlaç onda pek işe yaramadı galiba. Arkadaşım 2 yıl sonra iyileşti, nasıl biliyor musun, önüne yeniden hedef koydu ve bu hedef için kendini zorladı. Kurslara yazıldı, yapmak zorunda hissetti kendini. Farklı ortamlara girdi, yeni arkadaşlar edindi, çevresini değiştirdi. Öyle öyle değişti, şu anda ondaki değişikliği herkes fark ediyor. Ama yine de arasıra ölmek istiyor, ağlama krizlerine giriyor, aynı benim gibi.

Ben de ona verilen antidepresandan kullanmıştım bundan 3 yıl önce. Faydasını görmüştüm, yoksa cinnet krizleri geçiriyordum. Sonradan hayatımı değiştirdim, çevremi değiştirdim, bana sıkıntı veren kişileri unutmak ve onlarla görüşmemek için kırk takla attım. Ama sonunda başardım. I am stronger than depression demek istiyorum.

Fakat bu sefer iyice depresyonun dibine vurmuş olmalıyım, çünkü beynim silindi. Beynim ben acı çektikçe anti-güç'e geçti ve geçmişimi sildi. Aynı şekilde konsantrasyon bozukluğu, odaklanamama, uyuyamama, unutkanlık (hem de aşırı derecede), sosyalleşememe baş gösterdi. bunların sebebi aşk acısı falan değil, evet çok az aşk acısı da olmuş olabilir ama genelde hayal kırıklığı. Çok büyük hayaller kurup bir anda olmayınca üzülürsün ya. Ama benimkisi çok şiddetli bir şey oldu. Acı acıyı tetikledi. Geçmişte yapamadığım her şey için tekrar tekrar acı çektim, hepsini hatırlayıp kendi canımı acıttım.

Bunların hepsi bozuk çocukluğum dermişim. Yok yok çocukken bana kötü bir şey olduğundan değil; yine de aslında çocukluğuma da suç atabiliriz. Çocukken çok fazla ders çalıştığım için ve sosyalleşmediğim için oldu bunlar. Hep bir hedef için at gibi koşturduğum için oldu bunlar. Belki evet belki hayır.

Asıl acıyı ne veriyor biliyor musun? Hayal kırıklıkların. Mühendislik fakültesinin alıp götürdüğü hayallerin. Erkeklerin acımasızlığı karşısında kırılan masumiyetin. Mezun olunca beklentilerinin çok çok altında işe girmen. Ama en çok gençken yaşayamadıklarım için çok büyük bir hayal kırıklığı yaşadığım doğrudur. Hala bu hayal kırıklığını düşünüp ağlıyorum.

İntihar etmeyi düşünmedim, sadece Allah'tan canımı almasını, şuracıkta ölmeyi istedim, ölmek çok kolay geldi gözüme, sokakta yürürken sağıma soluma bakmadan çıktım yola, belki bir araba ezer de ölürüm diye, ölmekten korkmadım, istedim ölmeyi. Çünkü bir 25 yıl daha yaşamak istemedim. Ruhumun zayıflığı karşısında eziliyordum. Benden 2 tane vardı, birisi insanların gördüğü güçlü ve mutlu Seval, diğeri ise mutsuz ve acı çeken depresyondaki Seval.

Kitap okuyamadım. Bir satırı 10 kere okuyup ne yazdığını anlayamadım. Kendimi zorladım ve 1 sayfayı okuduktan sonra kitabı yana bırakıp beynimi dinlendirdim. Düşünebiliyor musun. Daha öncesinde günde binlerce sayfa okuyabilen ben, şimdi ne hallerdeyim. Hala okuyamıyorum, dikkatimi veremiyorum. Bunu anneme söyledim, ruh ve sinir hastalıklarına gitcem ben dedim, git dedi, ama gidemedim, gitmedim.

İştahımı kaybettim. Geçen yıl bir kaç ayda 10 kilo birden verdim. Yani vermişim.Bir gün tartıya çıktım ve biraz daha yemezsem açlıktan öleceğimi anladım. O kadar zayıfladım ki, kardeşim bana afrikalı diye lakap taktı. Kaybettiğim kiloları bu yıl, yılbaşından sonra hızla aldım, galiba ben bu yılın çok iyi bir yıl olacağına inanmıştım. Aslında yeni erkek arkadaşımın da buna katkısı oldu, beni herhafta sonu açık büfe kahvaltılara, akşamları da kebapçılara götürdü.

Yine de hala boşvermişlik ve mutsuzluk hali devam ediyor. Bazen işten eve gidince ağlama krizine giriyorum, kendimi kaybediyorum. İlaç milaç alkol malkol çare etmiyor, bir kere beynin isyan etmişse etmiştir, onu değiştiremiyorsun.

Hareketlerimde ve düşünce hızımdaki yavaşlamadan bahsettim mi? Ben gençken ne kadar atik, ne kadar pratik zeka bir insandım. Şimdi noluyorsa yavaşladı. Beyin durdu sanki. ODTÜ'de derslerden geçmek için son ana kadar savaş veriyorum, savaşmasam beyin iyice kullanılmaz duruma gelecek, düşünce üretmeyecek, sadece kendisine önceden öğretilmiş şeyleri refleks olarak yapmaya rutin hayatını sürdürmeye devam edecek.

En çok yazmayı seviyorum. Resim yapmaktan bile çok seviyorum. Çünkü yazarken düşünceler kafamdan ben onları düşünmeden direk akıyor, parmaklarımla can buluyor. Düşünce üretmeyi seviyorum, ama bazen mutsuz düşünceler üretiyorum. Bu bloga hala yazıyor olmam belki de mutsuzluğumu paylaşıp bir nebze de olsa nefes alabilmek. Yazdığım yazılara baksanıza ne kadar mutsuzlar:

http://life-chocotech.blogspot.com/2013/05/im-with-you.html
http://life-chocotech.blogspot.com/2013/05/kendini-kurtaracak-tek-kisi.html
http://life-chocotech.blogspot.com/2013/05/nedensiz-bekleyis.html
http://life-chocotech.blogspot.com/2013/03/siir-huzur.html
http://life-chocotech.blogspot.com/2013/02/huysuz-ve-tatl-kadn.html
http://life-chocotech.blogspot.com/2013/02/torunumun-torununa-mektup.html

Okuyor musunuz acaba. Gerçekten kim okuyor ki. Yine boş işlerin boş kalfası yazıyor, yazıyor yazıyor (gazeteci çocuk nidasıyla), mutsuz olduğunu ve ne kadar saçmaladığını yazıyor...

En azından savaştım. Değişmek için savaştım. Ve inanıyorum bunu da yeneceğim. Şu anda her ne kadar beynimden çoğu şeyi silmiş olsam da, bu belki de bana yeni bir hayat için kapı açıyordur. Ama hayat o kadar boş ki? Niye yaşayasın ki. Ağlarım ben yine. Hem savaşırım hem ağlarım, garip bir insan oldum ben. Ama ben iyiyim, yıkılmadım ayaktayım (dertlerimle başbaşayım ama olsun). I am OK demek istiyorum.


***

6 yorum:

Adsız dedi ki...

Ben okuyorum, yetmiyor mu? :)
Neyse, fazla takma kafayi öyle seylere,
ok mi? Ruhuna ne iyi geliyorsa onu yap,
mesela Fazil Say dinle. Ben onu
dinledigim zaman sanki ruhum
temizleniyor, yada sanki ruhumdaki bir
eksik parca ekleniyor. Yazi yazman
güzel, ara sira arkadaslarla bulus,
yemek yapin, spor yap veya yoga....ve
yazmaya devam et. Ben yazdiklarini hep
okuyorum.

Adsız dedi ki...

Fazıl Say - SES

https://www.youtube.com/watch?v=Sp30CVKlpGQ

Seval U. dedi ki...

Teşekkür ediyorum Anonymous kardeşim :)

Adsız dedi ki...

Rica ederim ablacigim :)

Adsız dedi ki...

http://www.youtube.com/watch?v=S2X2FhtzD1Q

Adsız dedi ki...

üzülme şeker, daha çok gençsin. gençlikte olur böyle şeyler.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Bu ay hangi yazılar popüler olmuş?